Boris Johnson’ın büyük dedesi” Ali Kemal” kimdir?

Boris Johnson’ın büyük dedesi” Ali Kemal” kimdir?
ali-kem       Ali Kemal (1869 – 1922), 31 Mart ayaklanmasının fitilini yakan, 2.Meşrutiyet yıllarında İttihat Terakki karşıtı siyaseti ve Milli Mücadelenin en ateşli düşmanı ,İngiliz işbirlikçisi Damat Ferit ‘in gözdesi yazar, gazeteci ve siyaset adamı…

Asıl adı Ali Rıza , Namık Kemal‘ e olan hayranlığından dolayı eğitim yıllarında Kemal adını alarak Ali Kemal ismine çevrilir. 1867’de İstanbul’un Süleymaniye semtinde doğan Ali Kemal önce İstanbul Mülkiye Mektebine ardından Fransızca ‘sını ilerletmek amacıyla 1886’da Paris ‘e gider. Ertesi yıl,  İstanbul’a dönen Ali Kemal Avrupa ‘daki özgürlükçü akımlardan etkilenir. İstanbul’ da bir öğrenci derneği  kurarak Avrupayı etkiyen Liberal Siyasi akımın ateşli savunuculuğunu yapar. Kısa süre sonra kurduğu öğrenci derneği kapatılır ve Halep’e sürgün edilir. Halep’in sessiz ve ıssızlığına fazla dayanamayan Ali Kemal, Jön Türklerin bir çeşit karargâhı haline gelen Paris’e gider(1894). Jön Türkler ile  Abdülhamit arasında bir nevi arabuluculuk ya da çift taraflı ajanlık yaparak siyasete adım atar. Paris yıllarında bir yandan gazetecilik yapan Ali Kemal ,İstanbul ‘daki İkdam gazetesine Paris izlenimlerini anlatan yazılar ve çeviriler gönderir. Jön Türklerle iyi geçinmesinin mükafatı olarak Brüksel Elçiliği ikinci katipliğine  atanır. Ne var ki İttihatçılardan korktuğu için İstanbul’a dönemez.

 31 Mart ve Ali Kemal…ittihat ve terakki

1896’da Mısır ‘a giden Ali Kemal 2. Meşrutiyet’ in ilanından hemen önce İstanbul’a döner. İstanbul’a döner dönmez önce Osmanlı Ahrar Fırkası‘na girer, ardından da Padişah Abdülhamit ‘in huzuruna çıkarak iltifatları ve parayı kabul ederek biatını bildirir. Artık yeni hedefi İttihat ve Terakki’dir.Otokratik ve baskıcı siyasi irade ve buna karşı sert direniş gösteren İttihat Terakki’nin yarattığı kaos günlerinden birinde Serbesti gazetesi başyazarı Hasan Fehmi Bey öldürülür. Cinayetin ertesi günü olan 7 Nisan 1909’da Darülfünun’da kalabalık bir topluluğa yaptığı hararetli konuşma Darülfünun hocalarını ve öğrencilerini harekete geçirir.Katilin yakalanmasını isteyen öğrenciler ve onlara katılan binler Babı-Ali ‘ye doğru yürüyüşe geçerler. Kısa sürede sayıları on binlere ulaşan kalabalığın üstüne ateş açılması ile de yüzlerce kişi yaralanır.Ertesi günkü cenaze sırasında da artarak devam eden olaylar 31 Mart ayaklanmasına dönüşür.Ayaklanmanın fitilini yakarak yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine yol açan Ali Kemal Harekat Ordusunun İstanbul’a gireceği sırada Ali Kemal yeniden Paris’e kaçar.

1912 affıyla Türkiye’ye dönen Ali Kemal için ortam her bakımdan kendisi için idealdi. Damat Ferit Hükümeti iş başında ve Hürriyet ve İtilâf Fırkası ön plandaydı. Önce Damat Ferit’in Hürriyet ve İtilâf Fırkası’na ardından Mülkiye de hocalığa başlar.Meşrutiyetin verdiği rahat ortamı kullanarak İttihat ve Terakki düşmanlığını kusmak amacıyla Peyam Gazetesini kurar.

1.Dünya Savaşının patlak vermesiyle gazetesi kapanır,öğretmenlik ve tüccarlığa devam eder. Savaşın yıkımlarla son bulması Osmanlının İttifakının yenilmesi üzerine Mondros Ateşkes Antlaşmasının gerekliliğini savunarak İngiliz Muhipleri Cemiyeti ‘nin  kurucuları arasında yer alır.İttihat ve Terakkiye karşı sert tutumunun karşılığı olarak da Damat Ferit Hükümeti ‘nde Maarif vekilliğine getirilir2.Damat Ferit Hükümetin de ise Dahiliye Nazırı (İç İşleri Bakanı) olur.

Mondros Mütarekesiyle başta İstanbul, İzmir,Karadeniz,Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun işgal edilmesi Ali Kemal ‘in çıkardığı gazetelerin manşetlerinde işgallerin haklı olduğu ve direniş gösterilmemesi gerektiğini anlatan manşetler ile süslenir.Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı yıllarında kurduğu İngiliz Muhipleri Cemiyeti ve gazeteleriyle Mustafa Kemal,silah arkadaşları ve direniş için “Haydutlar… Gözü dönmüş eşkıyalar… Anadolu’yu kana bulayan Katiller…diye hakaretler yağdırır.

Kurtuluş Savaşının kazanılması ve işgalin sona ermesinin ardından Ankara Hükümeti, İstanbul polisinden Ali Kemal ‘in tutuklanıp İstiklal Mahkemesinde yargılanmak üzere Ankara’ya gönderilmesini ister.Ankara ya varmadan önce İzmit Bölge Kumandanı Sakallı Nurettin Paşaya teslim edilen Ali Kemal görüşme sonrası karargah önünde bekleyen genç subaylar tarafından linç edilir.Kafası çekiçlerle ve taşlarla kırılarak öldürülen Ali Kemal’in çıplak vücudu ayaklarına ip bağlanarak sokaklarda dolaştırılır. Cesedi, Lozan Konferansı‘na  gitmekte olan İsmet Paşa’ya jest amaçlı göstermek amacıyla İzmit tren istasyonuna asılır. Lozan’a gitmekte olan İsmet İnönü bu durumu vahametle karşılar ve çok sinirlenir.ata_inonu2_2_01Verdiği emir ile Ali Kemal’in cesedi gereğine uygun şekilde ve mezar taşı olmadan defnedilir.

Bu olaydan sonra ailesi sınır dışı edilir.Yeni Cumhuriyetin faziletlerinden faydalanan Ali Kemal’in ailesi İsmet İnönü tarafından affedilir.Torunu Zeki Kuneralp “cumhuriyet kin tutmaz” anlayışı ile Dış İşleri Bakanlığına alınır. Oğlu Selim Kuneralp İsveç Büyükelçiliği görevini yıllarca başarıyla yapar.

ali-kemal-esiİngiltere’de yaptığı ilk evliliğinden olan öz torunu Stanley Johnson ‘ın oğlu olan Boris Johnson şu an İngiltere Dışişleri Bakanıdır. Daha önce Londra Belediye Başkanlığı seçimlerinde Türk oylarını alabilmek için “Benim yarım Türk’tür. Türkleri çok severim gibi laflar etmiş ve Belediye Başkanlığını kazanmıştır. Bununla birlikte İngiltere’nin AB’den çıkma referandumu sırasında “Türkler AB’ye girerse biz kaçmalıyız! Türkler ile asla birlikte olmamalıyız gibi laflarda etmiştir.

ali-kemal-kimdir-ingiltere-disisleri-bakani-boris-johnson-un-dedesi-ali-kemalKısacası duruma göre konum alan ,güce tapan,çıkar ve menfaati için vatanı satmayı marifet bilen Ali Kemal siyaseti torunu Boris Johnson‘a da geçmiştir.Şu günlerde temelsiz ve nedensiz Lozan Antlaşması’nın tartışmaya açılması Ali Kemal zihniyeti ile üniter,ulus devletin kendi ayağına çelme atmasından başka bir anlam ifade etmemektedir.Ali Kemal ruhu her devirde olabilir hatta milyonlar tarafından hararetle desteklenebilir yalnız bu büyük karanlık Mustafa Kemal ve Cumhuriyetin aydınlığı ile de yok edilebilir…

Ne diyelim “Işığınız Bol Olsun”….

Murad-ı Kelam…

Cevap Ver