Bankacılık İşlemlerinden Alınan Ücret,

Bankacılık İşlemlerinden Alınan Ücret, Komisyon ve Masraflar

Son dönemde yazılı ve görsel basında, bankaların bireysel müşterilerinden haksız ya da sundukları hizmetin niteliği ile orantısız ücret, komisyon ve masraf tahsilatı yaptıklarına dair haberler okuyoruz.

Düzenlemelerin hatalı veya eksik yorumlanmasından kaynaklandığı düşünülen bu tür haberler, müşterilerine mevduat, para transferleri, kredi, fatura ödemesi, döviz alım satımı gibi çok geniş bir ürün ve işlem çeşitliliği içinde hizmet sunan bankalar hakkında haksız yere olumsuz bir algının oluşmasına neden olmaktadır.

Ekonomik faaliyetin finansmanında ve ödeme sisteminin çalıştırılmasında hayati öneme sahip olan bankaların ürün ve hizmetleri karşılığında bireysel müşterilerinden talep ettikleri ücret, komisyon ve masraflar yasal düzenlemelere uygun olarak belirlenmektedir. Ücret, komisyon ve masraflara ilişkin en güncel düzenleme “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”a bağlı olarak, 3 Ekim 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”tir.

Yönetmeliğe göre, Yönetmelik ekinde yer alan 20 ana ücret kalemi dışında hiçbir ücret alınamayacaktır. Yeni bir ücret, komisyon veya masraf alınabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan izin alınması zorunluluğu getirilmiştir. Bir sözleşmeye bağlı olmak şartıyla, dönemsel olarak tahsil edilen ücret komisyon ve masrafların yıllık artış oranları sınırlandırılmıştır. Müşterilerden talep edilen ücret, komisyon ve masraflar hakkında müşterilere önceden bilgi verilmesini zorunlu kılan düzenlemeler getirilmiştir.

Haber ve yorumlarda sıklıkla yer verilen hesap işletim ücreti, kredi tahsis ücreti, kredi kartı aidatı gibi ücretlere ilişkin uygulamalar Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde yapılmaktadır. Yeni düzenlemeye göre hesap işletim ücreti, hesap sayısından bağımsız olarak müşteri bazında tek ücret olarak alınabilmektedir. “Dosya masrafı” ve “ipotek fek ücreti” uygulamaları sona erdirilmiş, kredi hizmetleri için kredinin anaparasının binde beşini geçemeyecek şekilde kredi tahsis ücreti alınması düzenlenmiştir. Kredi kartlarında “yıllık üyelik ücreti tahsil edilmeyen bir kredi kartı” çıkarma zorunluluğu getirilmiştir. Böylece, farklı hizmetler ve olanaklar içeren ücretli kredi kartlarının yanı sıra, yıllık üyelik ücreti ödenmeksizin kullanılabilecek kredi kartları da müşterinin talebine sunulmuştur. “Kredi kartı” niteliği taşımayan banka kartlarından üyelik ücreti alınması uygulamasına son verilmiştir.

Hesap işletim ücreti, kredi tahsis ücreti, kredi kartı yıllık üyelik ücreti gibi ücretlerin, yukarıda belirtilen esaslara uyulması kaydıyla bankalar tarafından alınabilecek ücretler arasında yer almasına rağmen, gerçeği yansıtmayan farklı haber ve yorumlar bankacılık ürün ve hizmetlerinden yararlanmakta olan ve/veya yararlanmayı düşünen bireysel müşteriler nezdinde yanlış anlamalara neden olabilmektedir.

(Türkiye Bankalar Birliği’nin kamuoyu aydınlatma duyurusundan alıntı yapılmıştır.)

 

 

Cevap Ver